2 Nisan 2012 Pazartesi

Asi sokağı...


Kimi… kireçli badana ile renk renk boyanmış… kiminin hala ilk rengi...
en yükseği iki katlı evlerin sırt sırta verdiği sokağın sakinleriymişiz...
olur ya...

kapılarımız komşu...
camlarımız komşu...
canlarımız dost...

nasıl güzel bir sokak ama...
kapısının  dibinde kendiliğinden bitiveren sarmaşık… yan komşunun çatısına sarmış...
öte yanda… kocaman kocaman nar çiçeği kırmızı açan borazan çiçeği kiremit damların üzerine yayılmış...
mis gibi bir Yasemin kokusu sokağın başından gelenlere hoş geldiniz diyor...
burası kendine has bir sokak...

güzel çiçek kokuları… güzel dostluklara karışmış...

bir de o sokağın sakinleri... her biri özel ve güzel insanlar...

Sevgili AcemiDemirci'nin cam önünde dizi dizi sardunyaları var… ev sahibesi gibi güler yüzlü...

Hemen bitişiğinde Sevgili SerapSu otururur… tığ işi perdesinin süslediği penceresinde  rengarenk menekşeler danseder...

biraz karşıya geçelim...
karşı evin sahibesi… Sevgili Kıvırcık'ı serada yakaladım… mutfak camına dizmek için… Lale'ler… Papatya'lar… arasında mutluluktan uçuyordu…

Hemen yanında… Sevgili e.min'in evi… Sevgili usayken'le altlı-üstlü… oturuyor… elimi alnıma siper ettim… şöyle camdan içeri bir merhaba demek için...
ne göreyim… ikisi de... Asi'ler arasında kaybolup gitmiş… usulca ayrıldım oradan… ama o da ne...
rengarenk Mine çiçeğinin ıtırlı kokusu  kokusu gelir camın dibinden…

Bu kapı… şiire açılır… dizeler merdivenleridir bu evin… bildiniz Ceyhan'ımız oturur...
kitap kokusu sinmiş duvarlarına… ayraçları kurutulmuş papatyadan...

Rengarenk cam güzelleri… Sevgili Sevda'nın evini süsler… cıvıl… cıvıl… kulak verin… derinlerden insanı dinlendiren… güzel bir klasik müzik sesi gelir...

Sokağın başlarına doğru gidelim… mis gibi kurabiye kokan bir ev… onun da camı çiçeksiz olmaz… küpeliler… her renginden… Sevgili Doğu'nun evidir… orası...
elinde kurabiye tabakları ile çaya-kahveye gider komşularına… güler yüzüyle...

onun komşusu Sevgili Minikkulak… uçsuz bucaksız tarlaların rengarenk çiçeklerinden perdesi… el işi...

hemen yanında iki katlı büyücek bir ev var… bahçe kapısından girilir içeri… kalabalık sayılırlar… kuş işli taşları var...
sevdaları kendilerinden büyük AsiDemir oturur orada… avluda yavru kuşları cıvıldaşır…boy boy…
gelip geçerken el sallarlar onları sevenlere…

yönümüzü sokağın sonlarına  çevirelim… kapılarında… sarmaşık güller… hanımelleri…
pencerelerinde… cam güzelleri… çuha çiçekleri… dizi dizi kaktüslerle evler sıralanır…
hepsinde bir Asidost oturur… Tubasi… Latife06… Özenccan… Page... Meryemce ...(unuttuklarım varsa affola…)

en sonunda… küçük bir kulübecik… camında… bir dal gelincik… orası *naile"nindir…

sokak...
en başından en sonuna güleç yüzlü… güzel gözle bakan insanların sokağı… camlarında çiçekleriyle içten insanlar…
her birinden merhaba alınır… verilir… yol boyunca…
ve
her sokağın bir adı olduğu gibi elbet de bu sokağında bir adı var…
Asi sokağı...

olur ya… olur ya…

ben bu işte suçsuzum… Sevgili AcemiDemirci ve Sevgili SerapSu o kadar güzel yazmışlar ki...
ne olduysa…o güzelim yazıları okuduktan sonra oldu...

bir anda… kartal kanatları takıp uçuverdim… bir Demiroğlan'la… bir Asikızın sevdasının yeşerdiği topraklara...
iki kişinin zor geçtiği dar bir sokağı boydan boya sahiplendim hepimiz adına… her birimize çalacak bir kapı olsun diye…

hoşgörünüzle...

*naile* , Sohbet Köşesi, 26 Mart 2012

honey moon


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder