12 Eylül 2012 Çarşamba

"Neleri kaçırdın!" geri dönüşü...


Sığındım bu aralar o güzel limana. Ben de sanki o ailenin bir parçasıyım sofralarda oturup manzaralı yerlerde AsiDemirleyim. Onlarla birlikte kah birinin kah ötekinin yanındayım. Bazen Cemal Ağa’nın hinliklerine kızarken Aslan’ın esprileri ile kahkahalar atıyorum. Geçmişe bakıp sizleri sevgiyle anıyorum. Bu kadro bir gün yine oralarda buluşur mu acaba mesela bir film de Asi-Yıllar Sonra....

İçine gömüldüm yeniden. Not almalıyım sizlerle paylaşmak için o ufak detayları  sonra unutuyorum zira. Ama dün akşam Asi’nin organik tarım ile ilgili Demirle birlikte gittiği Vakıflı ziyaretinde söylenen birkaç cümle dikkatimi çekti. Hemen paylaşmak istedim. Asi’nin en sevdiği şeyin "Toprak" olduğu Demir’in ise ikinci sırada geldiğine ilişkin ifadeler çok hoşuma gitti. Tabi Demir’in ikinci sıraya düşmesi değil ama Asi’nin Toprağı bu kadar sevmesi. Tuba Büyüküstün bir keresinde Asi’yi karakter olarak kendisine çok benzettiğini söylemişti. Ya da ben bir yerlerde okumuştum benzeri bir ifadeyi. Demek ki kızına isim koyacak kadar sevmiş Toprağı o da. Zaten dizide sürekli toprak sevgisi vurgulanıyormuş. Aslında toprağın üreticinin sorunları kısa kısa da olsa bir hayli vurgulanmış. Şimdi daha iyi anlıyorum. Ne hoş. O zamanlar malum aşk sarhoşuyduk hepimiz o nedenle bazı espriler detaylar sonra daha hoş geliyor.
Fırsatınız olursa yeniden izleyin dostlarım Asi'lerimizi. Tahammül etmekte zorlandığım 49-56 yı ise atlamayı düşünüyorum

Yine eski günlerdeyim kulaklarımda bu platformda olan ve olmayan bütün Asi dostlarımın sesi... Balık hafızama rağmen kimi mesaj ve yorumlar sanırım çok iyi kazınmış hafızamda bir yerlere, unutamıyorum. 64'ü seyrederken sevgili Özgünün Mersinden bize yazdıklarını, onlarla birlikte geçen zamanlarını hatırladım. Bazı cümleleri uçuştu zihnimde... Sevgiyle andım, hatta mesaj gönderdim ona.

Neriman hanim ve Fatma muhabbetleri. Aslanın gözlemleri, yorumları, ani çıkışları ve ustalıklı esprileri... Unutulacak gibi değilmiş. Ben aslında çitlenen çekirdekleri, uruk yoğurmaları, hamur açmaları, tuzlu poğaçaları o kadar çok şeyi sevgiyle hatırlıyorum ki. Şimdiki dizilerde çok yavanlık hakim. Dizinin ana konusu dışında neredeyse başka bir an yaşanmıyor.
Asi'nin kurgusundaki bu zenginlikler, senaryodaki ince espriler, usta tiyatrocularımızın başarılı performansları (Cemal Ağa’nın mırıl mırıl hırıl hırıl) kendi kendine konuşmaları. Neriman Hanım’ın sağa sola aşağı yukarı anlamlı esprili coşkulu bakışları, İhsan Bey’in bırakın Süheyla Hanım’ı beni bile etkileyen cümleleri, Fatma Hanım’ın bugün bile Kozcuoğlu çiftliğine gitsem merdivenin hemen altındaki mutfağında lor peyniri yaparken bulacakmışım hissi veren oyunculuğu unutulacak gibi değilmiş.

“Neleri kaçırdın” geri dönüşüydü Asi’ye benimki bu kez. Her  seferinde kendime yeni bir bahane bulacağımdan hiç kuşkum yok ama Kozcuoğlu Çiftliği’nin girmediğim odası eğilerek bakmadığım bir kapı arkası ya da yatak altı kalmadı yine. Asi ve Defne’nin odasından ilk kapıdan çıktıktan sonra solda bir lavabo var galiba). Çiftliğin her bir terasından balkonundan ve ya da pencerelerinden sarkan biri görürseniz o benim. Bilmek istiyorum Asi’nin gizli yeri nereye tekabül ediyor, güney mi kuzey mi? Hacının ceviz ağaçları nerede?  Hani sağda 3-4 ağaçlı o tarlaların arasındaki buluşma patikası vardı ya o galiba çiftliğin tam kuzey doğusunda oluyor?  Binlerce soru ileriki seyirlerde çözümlenmeyi bekleyen.
2009 sonunda Hatay ziyaretimde daha çok yer keşfetmeliymişim diye hayıflandım.

Detayların birçoğunun Asiforumdaki dikkatli arkadaşlarım sayesinde farkındaydım. AsiDemir birlikteliğinin muhteşemliği üzerine destanlar yazıldı birbirlerinin gözlerinde geçirdikleri zamanlardan ellerin yüzlerdeki dansına kadar. Bu kez kendi kendime konuşurken, birlikte onların profillerinin arka planda deniz ve  güneş varken de muhteşem olduğunun hakkını verdim.  Aşk romanlarında “aşkın resmi “ olarak kullanılmasını şiddetle öneririm yeni yazarlara...
İşte öyle dostlarım her şeyin geçicileştiği kalıcı şeylerin makbul olmadığı görüntüsünün yaygın olduğu bir dönemde Asi  benim gönlümde kendisini sabitlemeyi başarmış.
Sevgiyle…
serapSu
(28 Ağustos - 9 Eylül 2012 tarihleri arasında Sohbet Köşesi paylaşımlarından derlenmiştir)

imza ve avatar HASIBE 'den alıntılanmıştır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder